Tüm engellere kulaç attı

Umut Ünlü, 2000 yılında Van’da inşaat işçisi Turan ve ev hanımı Şahiste Ünlü’nün ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Ancak elleri ve ayakları karnına yapışıktı. Çocukluğu art arda gelen ameliyatlarla geçti. Bacakları ampüte edildi, elleri ayrıldı. Ailesi Umut’un ameliyatları için İstanbul Esenyurt’a taşınmıştı, o da okula burada başladı. Umut özel durumu nedeniyle arkadaşları tarafından hep dışlandı ama okul yaşamını bırakmadı. Hatta üniversiteyi bir vakıf üniversitesinin işletme yönetimi bölümünde tam burslu olarak tamamladı. Şimdi de bir başka vakıf üniversitesinin antrenörlük bölümünde öğrenimine devam ediyor. Umut bundan 4 yıl önce ağır bir depresyon yaşadı. Umut’u, hayata yeniden bağlayan yüzme sporu oldu. Başarılı paralimpik yüzücü, mücadelelerle dolu hayat öyküsünü şöyle anlattı:

SPOR HAYATA BAĞLADI
“Düşünün, bir çocuk doğuyor, elleri ayakları karnına, ses telleri birbirine yapışık. Ağlıyor ama kimse duymuyor çünkü ses telleri çalışmıyor. Bebekken ailem ağladığımı yüzümün morarmasından anlarmış. Ben kendi sesimi ilk 7 yaşında duydum. İlkokulda arkadaşlarımın acımasız alaylarına, daha sonraki yıllarda acıyan bakışlara maruz kaldım. Ama hep dışlandım ve kendimi gereksiz biri olarak görmeye başladım. Sonra engelli olarak bir şeyler başarabileceğime inanmak istedim. Spor yapmayı düşündüm ama engelli birinin spor yapabileceği o yaşa kadar aklımdan geçmiyordu. Aslında engellilere ait spor dalları olduğundan bile habersizdim. Araştırdıkça öğrendim ve Bedensel Engelliler Federasyonu’na e-postalar gönderdim. 3 ay sonra yüzme antrenörüm Duran Hoca’yla tanıştım.

‘GURURUMU KIRIYOR’
Yüzmeye başladıktan sonra beni zamanında dışlayan insanların tavırları da değişti. Ben başarı elde ettikçe sosyal medyada paylaşanlar var. Aslında insanların engellilere yaklaşımı onların başarılarına bağlı olmamalı. Beni gördükleri zaman yüzüme bakıp üç kez besmele çeken teyzeler amcalar var. Çıkarıp para vermeye, cebime sıkıştırmaya çalışıyorlar. Ben milli sporcuyum, dilenci zannedip para vermeleri çok gururumu kırıyor. Saygımdan dolayı ses çıkarmıyorum, kibarca reddediyorum.”

‘EN İYİSİ OLACAĞIM’
19 yaşına kadar denize bile girmediğini belirten Umut Ünlü, “1 ayda sırtüstü, 3 ayda serbest yüzmeyi öğrendim. Sadece suyun üstünde durabildiğim ilk günlerde antrenörüm beni bir milli takım yarışına götürdü. Çok kötü bir derece elde ettim. O zaman Duran Hoca’ya söz verdim ve ‘En iyisi olacağım’ dedim. O günden sonra Türkiye Şampiyonası’nda girdiğim 6 yarışta 4 birincilik aldım ve Türkiye rekoru kırdım. Daha sonra bu derecelerin sayısını 15’e çıkardım. Geçen hafta ise Fransa’da 3 dünya 2 olimpiyat barajı geçtim. Temmuz ayında İngiltere Manchester’daki Para Yüzme Dünya Şampiyonası’nda yarışacağım. Seneye 2024 Paris Paralimpik Olimpiyatları’nda bu dalda ilk madalyayı ülkeme getirmek istiyorum. Hedefim önümüzdeki turnuvalardan madalyayla dönmek. Daha sonra benim gibi engelli olan çocukların evden çıkıp spor yapmaları için elimden geleni yapmak istiyorum. İleride spor hayatım bitince benim gibi engelli sporculara destek olacağım” dedi.

ANTRENMANA GİTMESİ 4 SAATİNİ ALIYOR
Her gün 5 saat antrenman yapan Umut Ünlü, “Sabah 07.00’deki antrenmana gitmek için her gün 04:00’te kalkıyorum. Annemin hazırladığı kahvaltımı yapıp 05.00’te Esenyurt’taki evimden yola çıkıyorum, akülü sandalyemle yarım saat uzaklıktaki metrobüse gidiyorum. İstisnasız her sabah sokak köpekleri akülü arabamı görünce bana saldırıyor. Bir şekilde hep kurtuldum ama şu anda yaşadığım en büyük zorluk bu. Yardım isteyerek metrobüse biniyorum ve Beylikdüzü ya da Tozkoparan’daki havuza gidiyorum. Bu yolculuk her gün 4 saatimi alıyor” diye konuştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir